Nam-ı Diğer “Kara Fatma”

Nam-ı Diğer “Kara Fatma”

Esmerdi.

Kara kaşlı kara gözlüydü.

Simsiyah elbise giymişti.

Simsiyah pantolon giymişti. 

Çizmeleri simsiyahtı.

Tüfeği simsiyahtı.

Kemerinde simsiyah kama vardı. Kamçısı simsiyahtı.

Atı bile simsiyahtı.

34 yaşındaydı. Erzurum’luydu.

Binbaşı eşini Sarıkamış’ta kaybetmişti.

Erzurum Kongresi’nde denk getirememiş, üç gün at sürerek Sivas Kongresi’ne gelmiş, yolunu gözleyip Mustafa Kemal’in karşısına dikilmişti.

“At binerim, silah atarım, bana iş ver” demişti.

İsmi Fatma Seher’di. Ama tarihi sıfatını Mustafa Kemal taktı. “Keşke bütün kadınlar senin gibi olsa Kara Fatma” dedi!

Elinin hamuruyla erkek işine karışmasın gibi cinsiyetçi yaklaşımlar, Mustafa Kemal’in ciddiye bile almadığı kavramlardı.

Mustafa Kemal için kadın veya erkek ayrımı yoktu. Yürek var mı, ona bakıyordu.

Kendi elyazısıyla görev pusulası yazdi, imzaladı. “İstanbul’a git, Üsküdar’lı Kuvvacı Albay Neşet Bey’i bul bu pusulayı ona ver” dedi.

Gitti, buldu… Pusulayı okuyan Neşet Bey’in yönlendirmesiyle İzmit bölgesinde görevlendirildi. Aralarında kendi kızının olduğu 15 kadınla milis müfrezesi kurdu.

İki ay geçti, emrindekikerin sayısı 700’e yaklaşmıştı. 43 kadın, 600 küsür erkeğin komutanıydı. Sadece kara gözlü değildi,gözükara’ydı.

İnönü’de, Sakarya’da çarpıştı. Yanındaki kadınların 28’i şehit düştü.

Kızı elinden vuruldu, iki parmağı

koptu. Kendisi de sağ kolundan

yaralandı.

Bir ara cephanede

sandıkları naklederken yakalandı, esir düstü, 19 gün işkence gördü,

kaçmayı başardı.

Büyük Taarruz’a katıldı. 9 Eylül’de İzmir’e giden süvarilerin arasındaydı.

Milis çavuşu rütbesiyle başladı. Asteğmen olarak ayrıldı.

İstiklal Madalyası aldı. Maaş bağlanmasını kabul etmedi.Emekli maaşını Kızılay’a

bağışladı.

Herhangi bir kişisel menfaat peşinde koşmadı, köşesine çekildi, izi kayboldu.

Yıllar içinde dara düştüğü, kimseye haber vermediği ve evsizlere yardım eden Galata’da bir yere sığındığı ortaya çıktı. Yalvar yakar zorla ikna edildi.

Darülaceze’ye alındı.1955 yılında vefat etti. Bir küçücük mendil bohçasından başka eşyası yoktu. Açtılar İstiklal Madalyası ve Mustafa Kemal’in hediye ettiği gümüş sigara tabakası çıktı. Sadece onları saklamıştı.

Binlerce kahramanımızdan sadece birisiydi O..

Binlerce şehit verdik,binlerce gazimiz oldu ve bugün burada özgürce yazışabiliyorsak onların sayesinde…

Ruhunuz şad olsun

30 Ağustos Zafer Bayramı’mız

Kutlu Olsun…

Nurettin Eynallı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir