Amerika İle Haşhaş Savaşları ve Ambargo

ABD, Türkiye den haşhaş ekimini yasaklamasını istedi. Bakanlar Kurulu, Ekim 1970’de haşhaş ekiminde kısıtlama kararı aldı. Ancak ABD haşhaş ekiminin tamamen durdurulmasını istiyordu. ABD’nin bu talebi, 12 Mart 1971 darbesinden sonra kabul edildi. Nihat Erim Hükümeti, 100 bin köylü ailesini ilgilendiren bir karar aldı ve haşhaş ekimiyle afyon üretimini tümüyle yasakladı. ABD, bu karar karşılığında 30 milyon Dolar yardım sözü verdiyse de; bu miktarın üçte biri ödendi.

ABD’nin, Türkiye Üzerinden İsrail’e Silah Yardımı

1973 teki Arap-İsrail Savaşı sırasında ABD, Türkiye üzerinden İsrail’e silah götürmek istedi. Türk hükümeti, hava sahasını ABD uçaklarına açmadı. Çünkü Bir Arap-İsrail savaşı yaşanıyordu ve Türkiye, Avrupa ülkelerinin hiçbirinin yanaşmadığı bu teklifi kabul edemezdi. Ancak savaşın kızıştığı 9 Ekim 1973’de SSCB yönetimi savaşta ağır zayiat veren Mısır ve Suriye ordularına yardım etmek istiyordu. Bunun için Türk hava sahasını kullanmak istedi ve Türkiye’ye bir nota verdi. SSCB, Türk hava sahasını kullanarak 10 gün içinde 935 uçuşla yaklaşık 15 bin ton askeri malzemeyi bölgeye ulaştırdı. Sovyetlerin NATO ülkesi Türkiye üzerinden Mısır’a askeri yardımda bulunması ABD’yi şok etti. Amerika’nın baskısıyla Nihat Erim döneminde 1971’de Türkiye yasakladığı afyon ekimini, Ecevit başbakanlığındaki koalisyon hükümeti 1 Temmuz 1974’de tekrar serbest bıraktı. Bu gelişme ABD’yi pek memnun etmedi.

Engellemelere Rağmen Kıbrıs Harekatı

Türk Ordusu hükümetin emriyle 15 Ağustos 1974’de İkinci Barış Harekâtını gerçekleştirdi ve adanın üçte birini ele geçirerek güvenliği sağladı. Ancak İkinci Barış Harekâtının başlamasıyla birlikte, Washington yönetimi hareketlendi. Kongre üyeleri, Türk müdahalesinin, NATO antlaşmaları çerçevesinde ABD’den sağlanan askeri malzeme kullanılarak yapıldığı öne sürüldü. Bu yüzden Türkiye’ye karşı silah ambargosu uygulanması isteniyordu. Yunan-Rum lobisi ABD’de bu yönde çalışmalar yaptı. ABD’de yaşanan Türkiye’ye uygulanacak ambargo meselesinin süreci şöyleydi:

ABD, 5 Şubat 1975 tarihinden itibaren Türkiye’ye silâh ambargosu uyguladı. Milli Savunma Bakanlığı, 3 Şubat 1975’de ABD yardımının kesilmesi durumunda, ABD üslerinin kapatılacağını açıkladı. 13 Şubat 1975’de Kıbrıs Türk Federe Devleti‘nin kurulması da ABD’ye karşı yapılan önemli bir Dışişleri hamlesiydi. 31 Mart 1975’de kurulan ve Süleyman Demirel’in başbakanlığındaki Birinci Milliyetçi Cephe Hükümeti de aynı tavrı sürdürdü. ABD Türkiye’nin bu tavrını değiştirmesini istiyordu. Bu amaçla dönemin ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, 21 Mayıs 1975’de Ankara’ya geldi ve üslerin kapatılmaması için Süleyman Demirel’le görüşme yaptı. Ancak görüşmeler ABD açısından pek de istenildiği gibi sonuçlanmadı. Bu dönemde tüm dış yardımların ve kredilerin önü kesildi.

Türkiye’den ABD’ye Rest!

25 Temmuz 1975’de Türkiye ABD’ye verdiği bir nota ile 1969 tarihli Türkiye-ABD Savunma İşbirliği Anlaşması’nı (Defence Cooperation Agreement) tek taraflı olarak askıya aldığını ve ülkedeki 21 Amerikan üssü ve tesislerinin Türk Silahlı Kuvvetleri’nin “kontrol ve gözetimi altına girdiğini açıkladı.

28 Mart 1976’de Türkiye ile ABD arasında Savunma ve Ekonomik işbirliği Anlaşması imzalandı. Ancak ABD Kongresi Ocak 1977’de bu anlaşmayı reddetti, bu yüzden anlaşma yürürlüğe girmedi.

ABD bu süreçte İran’daki üslerini kullanıyordu ama İran gittikçe karışınca, ABD’nin Türkiye’ye karşı tavrı değişti. Temmuz 1978’de KIFD Başkanı Rauf Denktaş, Maraş bölgesine 35.000 Rum göçmenin kabul edileceğini açıklamasıyla hava biraz yumuşadı. ABD Başkanı Jimmy Carter’ in de girişimleri sonucu ambargo 26 Eylül 1978’de kaldırıldı.

Sonunda ABD Üslerine Kavuştu

Ambargonun kalkmasıyla ABD, Türkiye’deki üslerinin geliştirilmesi ve genişletilmesini istedi. Ecevit Hükümeti bu konuda taviz vermedi.

ABD ile Türkiye arasındaki savunma ve işbirliği antlaşması 29 Mart 1980’de imzalandı. Ancak Başbakan Demirel, bu anlaşmayı Meclis onayından geçiremediği için anlaşma yürürlüğe girmedi ve ABD, elinden alınmış olan üslerine kavuşamadı. Ta ki: 18 Kasım 1980 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla Türkiye ile ABD arasında Dışişleri Bakanları düzeyinde imzalanmış olan antlaşmaya kadar.

Bu antlaşma 1 Şubat 1981 tarihli Resmi Gazete’ de de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Böylece ABD, üslerine kavuşmuş oldu.

Bir cevap yazın