Bağımsızlık Tescili: Lozan Antlaşması

1. Dünya Savaşı sonrasında imzalanan Sevr Antlaşması ile Osmanlı Devleti egemenliğini ciddi bir biçimde yitirmeye başlamıştı. Ancak Türk ulusu Kuvayı Milliye ruhuyla giriştiği Milli Mücadele’yi kazanınca İtilaf devletleri yavaş yavaş ülkeyi terk etmek zorunda kalmıştı.

Bağımsızlık Tescili: Lozan Antlaşması

26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz, 16 Eylül’de işgal edilen bölgelerin tamamının kurtarılmasıyla sonuçlandı. Bundan sonra sırada, Türk ulusunun bağımsızlığının Uluslararası platformda hukuki olarak da tescillenmesine gelmişti.

4 – 13 Ekim 1922’de toplanan Mudanya Konferansı, Yunanistan’ın Trakya’dan çekilmesi kararıyla sonuçlandı. Konferansta gösterdiği başarılardan dolayı Mustafa Kemal Lozan’da da İsmet İnönü’nün Türk ulusunu temsilen orada olmasını istiyordu. Bu sebepten 26 Ekim 1922’de İsmet İnönü Dışişleri Bakanı olarak seçildi.

30 Ekim’de Saltanatın kaldırılmasıyla Osmanlı İmparatorluğu da sona erdirilmiş oldu.

Lozan Antlaşması Yolculuğu

2 Kasım 1922’de Lozan’a gidecek olan Delege Heyeti Meclis’te belirlendi. Heyet Başkanı İsmet İnönü idi. Heyette Rıza Nur Bey, Hasan Saka, Münir Ertegün, Muhtar Çilli, Veli Saltık, Zülfü Tigrel, Zekai Ayaydın, Celal Bayar, Şefik Başman, Şeniyettin Başak, Şevket Doğruker, Tevfik Bıyıkoğlu, Tahir Taner, Nusret Metya, Hikmet Bayur, Zühtü İnhan, Fuat Ağralı, Mustafa Şeref Özkan, Şükrü Kaya, Hamit Hasancan gibi delegeler de vardı.

Türk Delege Heyeti 8 Kasım 1922 yola çıktı. Doğu Ekspresi’yle İstanbul’dan hareket eden heyet 11 Kasım akşamı Lozan’a vardı. Ancak Lozan’da Türk Heyeti’ni karşılayan olmadı. Bundan dolayı Lozan Konferansı başlayamadı.

İsmet İnönü Fransa’dan gelen davet üzerine Fransa’ya geçti ve Paris’te başarılı temaslarda bulundu.

Temasların ardından Lozan, 21 Kasım’da Mont Benon Gazinosunda, saat 3’te açıldı. Müttefikler bunu “Şark İşleri Konferansı” olarak adlandırdılar.

Lozan Antlaşması

Lozan Konferansı Toplandı

Konferansa İngiltere, Fransa, İtalya, Yunanistan, Japonya, Sırp ve Hırvat-Sloven Krallığı katıldılar. Boğazlarla ilgili konularda ise toplantılara Sovyetler Birliği, Bulgaristan ve Romanya da dâhil edildi. ABD de gözlemci olarak yer aldı.

Lozan’da açılış merasiminde İtalyan Başbakanı Benito Mussolini ve Fransız Başbakanı Henri Poincare de bulundu. Açılış konuşmasını ev sahibi olmasından ötürü İsviçre Konfederasyon Başkanı yaptı. Ardından kürsüye çıkan Lozan Konferansı Başkanı Lord Curzon da iyi niyet mesajları içeren konuşmasını yaptı.

İnönü beklenmediği halde uzun bir konuşma yaparak TBMM’nin niyetini ortaya koydu.

Toplantılar saat 11 civarında Chateau D’auchy otelinin salonunda başladı. Ancak müttefikler istediklerini elde edemediklerinden ve Türk heyetinin ödün vermeyen kararlılıklarından ötürü, görüşmelere 4 Şubat 1923’te ara verildi.

Müttefikler kapitülasyonların kaldırılmasını istemiyorlardı. Trakya’daki asker kontrolünü de yapmak istemişlerdi. Ayrıca ekonomik konularda da koşullar öne sürmüşlerdi. 5 Şubat’ta bütün heyetler Lozan’dan ayrıldı.

29 Şubat’ta TBMM toplandı ve Lozan Konferansı’nın tenkitleri yapıldı. Meclis, Türk ulusunun tam bağımsızlığının kabul edildiği bir antlaşmanın yapılmasında kararlıydı. 23 Nisan’da Lozan görüşmeleri tekrar başladı. İngiltere’yi Curzon yerine bu sefer, Türkiye’de de elçilik yapmış olan Horas Rumbold temsil ediyordu. General Pele Fransa’yı ve Montagna ’da İtalya’yı temsil ediyordu. İkinci görüşmeler daha anlayış geçiyordu ama Fransa yine de ekonomik imtiyazlar peşindeydi.

Meclisten Müttefiklere Rest

7 Haziran’da TBMM, İstanbul Hükümeti tarafından yapılmış olan hiçbir antlaşmayı tanımadığını yasalaştırdı. Böylece Lozan’daki görüşmelerde müttefiklerin bu tip akitleri aleyhlerine kullanmalarının önüne geçilmiş oldu. 26 Haziran’da İnönü, yetkilerinin artırılmasını istiyordu. Rıza Nur, maliyeci Cavit ve Hüseyin Cavit’in kendisine ayak bağı olduğunu işleri zorlaştırdığını Atatürk’e bildirdi. Bunun üzerine Hüseyin Cavit Ankara’ya geri çağırıldı ve İnönü’ye Lozan’da tam yetki verildi.

18 Temmuz 1923’te devletler arasında anlaşma sağlanmıştı. Ancak bu sefer de imza yetkisi yüzünden bir kriz baş gösterdi. Rauf Orbay ve bakanlar durumu geciktiriyorlardı. En sonunda, 24 Temmuz 1923’te Lozan Antlaşması imzalandı ve 11 Ağustos’ta İnönü Ankara’ya döndü. 23 Ağustos 1923’te Lozan antlaşmaları Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edildi.

Lozan Antlaşmasının Kabulü

Lozan Antlaşması gereği; Sevr Antlaşması geçerliliğini yitirdi, Türkiye’nin bağımsız ve eşit bir devlet olarak uluslararası topluma kabul edilmesi sağlandı. Misak-ı Milli sınırlarına büyük ölçüde ulaşıldı. Kapitülasyonlar kaldırıldı. Osmanlı Devleti’nden kalan borçların ödenmesi için uygun bir takvim oluşturuldu.

Lozan Antlaşması’nda da Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerine yer verildi. Türkiye’de yaşayan Museviler, Hıristiyan kökenli Rum ve Ermeniler azınlık olarak tanımlanmış olup mal, mülk ve ibadet hakları güvence altına alındı.

Türkiye ile Yunanistan arasında nüfus mübadelesi (nüfus değişimi) yapılmasına karar verildi. Bunun sonucu olarak; 1924’te, 1 milyon kadar Rum Yunanistan’a, 500 bin kadar Türk’te Türkiye’ye göç etmiş oldu.

Boğazlar, Lozan’da en çok tartışılan konulardan biriydi. Geçici olarak; askeri statüde olmayan gemi ve uçakların barış zamanında boğazlardan geçebileceği, Boğazların her iki yakasının askersizleştirilip, geçişi sağlamak amacıyla uluslararası bir kurul oluşturulmasına karar verildi.

Sonuç olarak Lozan’la birlikte Yeni Türk Devletinin Dünya devletlerinin çoğu tarafından kabul görülmesi sağlandı ve Türk ulusunun tam bağımsızlığı kanıtlanmış oldu.

Bir cevap yazın