Feodal Düzenin Başlangıcı

Feodal düzenin başlangıcı

Feodal düzenin başlangıcı, Roma hiyerarşisinin karşılaştığı büyük ekonomik bunalımla başlar.

Roma İmparatorluğu‘nda, özellikle İtalya Yarımadası’nda tarımsal üretim, toprak sahibi özgür Roma vatandaşlarının geniş çiftliklerinde, ağırlıklı olarak kölelerin kullanıldığı ve imparatorluğun ticaret hatlarındaki egemenliği sayesinde çeşitli pazarlara yönelik olarak yapılıyordu. İyi işleyen ticaret sayesinde gelişmiş bir iş bölümü geliştirilmişti ve tarımsal üretim kırsal alanlarda, zanaatlar ise ticari merkez durumundaki kentlerde yapılıyordu. Kentler, kırsal kesim için gerekli üretim araçlarını ve lüks malzemeleri, kırsal kesim ise kentlerin gıda ihtiyacını karşılıyordu. Bu şekilde canlı bir kent-kır ticareti oluşmuştu.

Feodal düzenin başlangıcı

Fetihler boyunca Roma İmparatorluğu yeni vergi kaynakları oluşturuyor ve savaşlardan gelen yağma gelirleriyle besleniyordu. Ancak, fetihlerin yavaşlayıp durması ve savaşların sonuçsuz savunma savaşlarına dönmesinin ardından Roma maliyesi zor duruma düştü. Bunu dengelemek amacıyla, vergilerin artırılması yoluna gidilmiştir. Vergilerin artırılması ile köylü zor durumda bırakıldı. Köylünün, alım gücünün zayıflayarak kente başlayan göçleri ile toplum olarak köyden kente göçü de tetiklemiştir.

Bu durum ilk etkilerini ticaret üzerinde göstermiştir. Köylünün alım gücünün azalması ile köy-kent ticareti zayıflamış, kentli zanaatkârlar pazar bulmakta zorlandıklarından iflasa sürüklenmiştir. Kentle ticareti duran latifundialar (köle emeğiyle üretim yapan tarımsal işletmeler) zor durumda kalmıştı. Bu, Roma dönemindeki ekonomik düzeni yok edecek bir kısır döngü haline gelmiştir.

Feodal düzenin başlangıcı

Kölelerin üretim dönemleri dışında da beslenmesi gerekliliği, ürünlerin pazarlanmasındaki sorunlardan da ötürü imkânsız bir maliyet unsuru haline gelmiştir. Bu tür işletmeler, kölelerin bir kısmını serbest bıraktılar. Kölelere belirli bir toprak kirası karşılığında geçimlik toprakları işleme hakkını tanıdılar.

Serbest bırakılmış bu yeni küçük çiftçiler tamamen özgür değillerdi, kendilerine tahsis edilen toprakları terk etmeleri durumunda toprak sahibinin gelir kaynağı da ortadan kalkacaktı. Dolayısıyla bu topraklardan ayrılmama koşuluyla azat edilmişlerdir. Böylece, verilen toprağı işleyerek geçimini sağlayan, karşılık olarak efendisine toprak kullanım kirası ödeyen bu çiftçiler yeni bir sınıfı ortaya çıkarmış oldu. Serfler adı verilen bu sınıf, feodal ekonominin ana üretici gücü olmuştur.

Buna ek olarak, kent-köy ticaretinin azalmasından, latifundialar kendi ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştı. Daha önce kentten aldıkları lüks sayılan araç ve gereçleri, aynı kalite ve kalibrede olmasa dahi, üretmeye başladılar. Bu durumun, pazara dönük üretimi durdurmasından ve ekonomik bütünlüğü yok etmesinden yerelliğe yol açtı.

Feodal düzenin başlangıcı

Görüldüğü gibi ekonomik koşullar yüzünden Roma düzeninin son günlerinde oluşan feodal yapı, Roma İmparatorluğu’nun Germen istilaları ile yıkılmasının ardından ortaya çıktı. Roma mirası üzerine inşa edilen Germen krallıkları, Roma benzeri merkeziyetçi devletler olamadılar. Krallıklardan önce Roma tarafından yönetilen topraklarda, her biri kendine yeter bir ekonomiye sahip sayısız feodal beylik kuruldu.

Roma İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla ortaya çıkan Feodal düzenin kurumsallaşıp tipik şeklini alması 9. ve 10. yüzyıllara kadar sürmüştür.

Bu tarihlerde Avrupa’da yayılan iki yeni buluş sayesinde feodal yapının Avrupa’da hâkim düzen olmasını sağlamıştır. Bu iki buluş ağır saban ve üzengidir.

Kuzey Avrupa topraklarının çok yağış alması ve drenaj sistemlerinin ihtiyaca karşılık verememesi bu bölgelerdeki tarımsal üretimi kısıtlamış ve nüfus birikimini engellemiştir. Bu sebepten İlk Çağ’da nüfus iç kısımlarda değil, nispeten daha az yağış alan Akdeniz Havzası’nda birikmiştir.

Feodal düzenin başlangıcı

Feodalite ’de Şövalyelerin Yeri

Şövalyeler üretim yapan köylünün üzerine koruyucu soylular olarak yerleşmiştir. Yeni düzende serfler soyluların toprağını işlemiş, soylular ise karşılığında serfleri korumuştur. Üzengi ise dönemin savaş taktiklerinin değişmesine yol açmış ve piyade ile durdurulması imkânsız olan ağır süvarileri, yani zırhlı şövalyeleri ortaya çıkarmıştır. Üzengi sayesinde giydikleri kalın demir zırha rağmen atın üstünde rahatça durabilen şövalyeler, ateşli silahların yaygın kullanımına kadar Avrupa’nın en etkili askeri gücü olmuşlardır.

Avrupa’nın durmak bilmeyen göçebe istilalarına maruz kalması, giderek daha çok toprağın feodal düzene uygun düzenlenerek şövalyelerin beslenmesine ayrılmasını gerektirmiştir. Savaş hizmetinin karşılığı olan toprak dağıtım ilkesine dayalı düzen bu ihtiyaçtan oluştu. Avrupa’yı kasıp kavuran göçebe istilaları bu sayede büyük ölçüde engellenmiş ve Avrupa’ya görece bir güvenlik gelmiştir.

Feodal Düzenin Başlangıcı

Feodal Düzenin Başlangıcı

Feodalite ’de Şövalyelerin Yeri

Feodalizm

Bir cevap yazın